- One Shot
- 58 sn önce
Aşk meleği yanlışlıkla kendini vuruyor.
Dikkatimi çeken tek tabanca takılan bir kız hakkında hikaye.
Araları limonu evli bir çiftin hayatı birbirlerine söyledikleri birkaç kelime ile değişecektir.
Halüsinasyonlarım Sırasında Bir Kız Beni Takip Ediyor
17 yaşında, henüz liseye gitmesine rağmen birçok olayı çözmüş genç bir dedektif olan Shinichi Kudo, kız arkadaşıyla gittiği parkta, şüpheli birilerini takip ederken siyahlar giymiş bir adam tarafından bayıltılır. Bulundukları mekân siyah giyinmiş adamın silah kullanmasına müsait olmadığı için, bağlı bulunduğu organizasyonun yeni geliştirdiği, vücutta hiç iz bırakmadan içirilen kişiyi öldüren zehirli bir hapı içirir ve Shinichi’yi olay yerinde bırakarak hızla ayrılır. Hap henüz denenmemiştir ve Shinichi’yi öldürmek yerine onu bir ilkokul çocuğu ebatlarına getirir. Kendisini bu hale getiren adamların ölmediğini öğrenip ailesine veya arkadaşlarına zarar vermemesi için adını Edogawa Conan olarak değiştiren Shinichi; arkadaşı Ran ve onun dedektif olan babası ile birlikte yaşamaya başlar.
Yuzaki Nasa’nın ilk adı “Yıldızlı Gece” kanjisi, ancak “Nasa” olarak telaffuz ediliyor. Tuhaf ismi yüzünden her zaman zirveyi hedefleyerek çok uygun biri olmaya çalışır. Ama karlı bir gece, sevimli bir kızın peşinden koşarken gardını düşürüp arabaya çarpar.Kız, Tsukasa, onu kurtarır ve Nasa aşık olduğu bu gizemli ve sevimli yabancıya itiraf etmek için o anı kullanır! Tsukasa onunla çıkmayı kabul eder ... ama sadece evlenirlerse! Kız kaybolduktan sonra birkaç yıl geçer. Çocuğumuz 18 yaşına geldikten sonra bir gün kapı çalar ve Evlenirler ! Böylece garip evli hayatlarına başlarlar.
O bir aile babasıydı, öldüğünde ise olabilecek en korkunç sonuçla karşılaştı: ölmedi. Ölmedi, ve unutulmuş bir geçmişin hatırası ile lanetlendi. Vücudu her an daha da çürüyordu, çok vaktinin kalmadığının farkındaydı, ve çaresizce çabalamaktan başka elinden hiçbir şey gelmiyordu. Tek yapabileceği, yeniden ölmeden önce ailesini bulmaya çabalamaktı.
İnsan ruhunun karanlık dehlizlerini ve çarpık doğasını deşen, atmosferik bir hikâyeler silsilesi... Tüm bu kopuk hayatları birbirine bağlayan tek bir düğüm var: Gizemli Orochi. Daima genç görünen ve esrarengiz yeteneklere sahip olan bu kadın, gözüne kestirdiği insanların yaşamlarını uzak bir köşeden, sessiz bir tanık gibi izlemeyi kendine görev edinir.
Bilgin Woon Hyun, İmparatorluk Sınavını geçtikten sonra saraya girer. Çok geçmeden Veliaht Prens’in hobileriyle uğraşmak zorunda kaldığı zavallı ve sefil hayatından yakınmaya başlasa da, buna rağmen pes etmez ve dövüş sanatlarını öğrenmek için elinden geleni yapar. Ama Woon Hyun aniden Murim’i fethetmek için fırçasını mı alıyor?! Genç yaşta İmparatorluk Sınavını geçen âlimin gizli hikayesi başlıyor.
Joe Yabuki Tokyo’nun varoşlarında yaşayan genç bir adamdır. Ama, bir gün bokstaki potansiyelini keşfedip onu şampiyon yapmak isteyen eski bir boksör olan Danpei Tange ile tanışır. Önemsiz suçlarından ötürü Joe ıslahevine atılır. Joe orada hapishaneden kaçmaya çalışırken Joe’yu tek bir darbede indiren umut vaad eden bir boksör olan Toru Rikiishi ile tanışır. Yavaş yavaş Joe kendi potansiyelinin farkına varır, adım adım ilerleyerek, aklında tek bir hedefle boks hayatına başlar. Hedefi ise Toru Rikiishi’yi yenmektir!!
Nanako, “Lady Kaoru”, “Saint Juste” gibi güzel öğrencilerin bulunduğu, kızlar için bir cennet olan prestijli bir kız okulu Seiran Akademisi’ne kaydolur. Her yeni öğrencinin katılmayı hayal ettiği okulun sosyal kulübü “Sorority”nin seçim komitesi çalışmaları başlar. Sorority üyeleri, aile geçmişi, eğitim, görünüş ve diğer faktörlere göre oy veren üst sınıf öğrencileri tarafından seçilir. Nanako bu dünyayla hiçbir bağlantısı olmadığını düşünürken, bir şekilde aday olarak seçilir...
Tian Yuan çiçek yetiştirmeyi çok seven bir abimizdi, bu yüzden ruh bitkileri yetiştirmek için bir yetiştirme dünyasına göç etmek onun için çok doğal bir şey olmalıydı, ancak beklenmedik bir şekilde Bahçıvan Sistemi’ni uyandırdıktan sonra işler tuhaf bir hal aldı... Bu tohum nasıl oldu da Çiçek İblisi İmparatoriçesi’ne dönüştü yav?
“Bunu yapamam!“ Bir Kızıl Büyücü olan Yuke Feldio, maceracı olmak için beş yıllık A-seviyesindeki partisinden ayrılmış ve sonunda yeni hayatıyla ilgili sabrı tükenmiştir. Ve böylece umutsuz bir işsizlik hayatı başlar... Ancak, Yuke daha sonra hepsi kız olan eski öğrencilerden oluşan bir partiye kabul edilir! Ve zindanları fethettikçe, Yuke’nin yetenekleri birbiri ardına ortaya çıkar. Aslında, kullandığı büyü ve beceriler normalin ötesinde bir güce sahiptir-?
On dört yaşındaki Iruma Suzuki hiçbir isteğe hayır diyemez. Sorumsuz ailesi, geçinmek için onu tehlikeli işlerden tehlikeli işlere koşturtur ve bir gün onu bir iblise satarlar! Ancak iblis, Iruma’yı torunu olarak evlat edinmek isteyince çok şaşırır. Bu isteği reddedemeyen Iruma, büyük iblis Sullivan’ın torunu olur. Yeni sevecen iblis dedesi onu, tesadüfen müdürü olduğu İblis Okulu Babyls’e kaydettirir. Böylece Iruma-kun’un diğer dünyadakiler arasındaki sıra dışı okul hayatı başlar; birçok renkli iblisle tanışır, zorlu mücadelelere atılır ve büyük biri olmak için yükselirken gerçek benliğiyle yüzleşir.
Yazdığı romanı, kötü son ile bitirmesi yüzünden cehenneme gitmeye mahkum olan üçüncü sınıf bir yazar, onun yerine kendi romanında işe yaramaz damat Li Yu Guo olarak reenkarne oldu. Onun ve asıl kahramanın arasındaki zeka ve cesaret savaşı şimdi başlıyor…
Çoğu canı çıkasıcaya çalışan insan gibi, Kuroto Nakano, çalıştığı ofis işinde sürekli stres yüklenmektedir. Yine de, tek başına yaşadığından ötürü, kendini geçindirmek için bu hayatı idame ettirmek zorundadır. Kuroto’nun bu sıradan hayatı, Senko isminde 800 yaşında bir tilki kızın hayatına müdahil olmasıyla tamamen değişir. Senko-san; ev işlerini yapıp, Kuroto ile özel olarak ilgilenerek, onu şımartacak ve yıpranmış ruhunu rahatlatmak için elinden geleni yapacaktır.
Uyanmış insanlar dünyalarını savunmak için ayaklanırken kıyamet kopuyor! Çiçek açan kaotik Çağ’da Mana hüküm sürüyor. Ancak en güçlü varlıkların bile Mana rezervleri sınırlıdır. Zayıf bir F Kademe Avcı, ıssız bir Şehirde en düşük kademe [Ateş Topu] becerisiyle uyanır ve anlar ki... Mana onun için bir sınırlama değildir! Mavi gökyüzünde uzanan sayısız ateş topu gördünüz mü? Aşılmaz Ejderhalara ve diğer efsanevi yaratıklara karşı sonsuz cüce yıldızlar ve kara delikler yaratıldığını gördünüz mü? Sonsuz Mana ile her şey mümkün! --- “Sen muhteşem bir yoldaki bir kırılmadan ibaretsin. O kadar da iyi gelişmemiş bir figüran. Ortaya çıkacaksın ve bazı önemsiz dalgalar yaratacaksın ve sonra aynı hızla kaybolacaksın. Sadece birkaç sayfa sonra unutulmak üzere.“- OSMONT’tan CONSTANTINE’e [Bölüm 2188] “Ben kimim?“ “Eğer şu anda ölmekte olan Figüran sensen, o zaman doğal olarak... Ben Ana Karakterim.“ OSMONT’tan CONSTANTINE’e. [Bölüm 2190] Bu hikayede ortaya çıkan kavramlar saf fantezi ve kurgudur, gerçek dünyayı yansıtmazlar. Her şey saf hayal gücüne dayanmaktadır.
“Benim bir nişanlım mı var...?“ Sıradan bir lise öğrencisi olan Higashikujou Hiroyuki, bir gün babasından görücü usulü bir nişanlılık hakkında şaşırtıcı bir gerçek öğrenir. Nişanlısı; okulda sivri dili, soğuk kalpli kişiliği ve herkesin çekindiği “Kötü Kadın“ olarak tanınan Kiryuu Ayane’dir.
“Buz Prensesi” olarak bilinen Nagi Shinonome, başkalarının kendisine yaklaşmasına izin vermeyen, soğuk tavırlı güzel bir kızdır. Bir gün trende tacize uğradığını gören Souta Minori tüm cesaretiyle onu kurtarır ancak ertesi gün tekrar ortaya çıkarak “Yanımda kalmanı istiyorum” der. Souta, dünyada sadece bir kişi için, o da kendisi için tatlı tatlı eriyen Buz Prensesi ile arkadaş olarak devam edebilecek midir?
Yüzü olmayan soylu bir gözcü büyük bir konakta yaşar, konağı idare eden ve zamanın çoğunu hiç durmadan lekelerini temizlemekle geçiren canlı oyuncak bebekler gizemli efendileri tarafından idare ediliyor Emilyko’nun hikayesini dinleyin, yaşayan neşeli bir genç oyuncak bebek, görevlerini öğrendiği gibi bir hizmetçi olarak da Shadow-samaya yardım ediyor.
Bu çalışma, Genshin Impact evreninde geçen resmi olmayan bir fan mangadır. Orijinal hikâyeye ve karakterlere saygı duyularak hazırlanmıştır. Herhangi bir resmi bağlantısı bulunmamaktadır, tamamen bir hayran yapımıdır. Sadece eğlence ve paylaşım amacıyla hazırlanmıştır. Keyif almanız dileğiyle!
Babası film yönetmeni olan lise öğrencisi Akito Shirasawa, bir gün kütüphanenin malzeme odasında bir şey görürü. Bu okuldan bir öğrenci olan Natsuho Hounjou’nun “Mastürbasyon Yaparken“ki görüntüsüdür. Başta afallasa da sonunda videoya çeker. Natsuho, Akito’yu fark eder ve erkekler tuvaletinde ona bir “teklif“ yapar! Yakalanan liseli bir kız ve onu videoya çeken çocuk. Ergenlikle birleşen “açığa çıkan“ sapkın aşk başlıyor!
Yarı Zamanlı Mesaim Biter Bitmez Noel’i Kutlayacağım...!
Park Kang-tae boksörlük hayalinden vazgeçtikten sonra bir çeteye katıldı. Çete içinde iyi tanınıyordu ama sonunda öldürüldü. Öldüğünde tek bir pişmanlığı vardı: Boksörlük hayalinden vazgeçmek. Tanrı onun pişmanlığını biliyor muydu? Boksun bir spor haline geldiği bir dünyada, Park Kang-tae gerçekleşmemiş hayalinin peşinden gider.
Yıl 2001 ve Koichi Hirose, belirli bir adamı avlamak için Napoli’ye vardı.Bu kişi bir orta okul öğrencisi olan Giorno Giovanna. Kendisi, Dio Brando ve kimliği bilinmeyen bir Japon kadının oğlu. Hikaye, Giorno’nun şehrindeki uyuşturucu istilasından kurtulmasını ve bunu yapmak için güç kazanmasını anlatıyor. Giorno, stand kullanıcıları ve yüksek rütbeli memurlar ile bağları olan suç örgütü Passione’ye katılıyor. Buccelati ile arkadaş olup mafya dünyasına ilk adımını atıyor ve tepeye çıkmak için mücadele veriyor.
Kötü bir büyücü; kralı öldürüp bedenini ele geçirerek, prensesi kaçırır ve onu efsanevi Ejderha Kulesi’ne götürür. Kraliyet Muhafızları onu kurtarma girişimlerinde başarısız olur ve yaralıların yerine asker alırken Yuva adında genç bir çiftçi hizmet için çağrılır. Kalkan olarak sadece bir tencere kapağı ve malzemeleri taşımak için güçlü bir sırtı olan Yuva, kuleye tırmanıp prensesi kurtarmak için tehlikeli bir göreve çıkan askerlere katılır. Ancak Ejderha Kulesi, akla hayale sığmayacak korkunçluklar barındırmaktadır...!
Fujisaki Kız Akademisi’nde,öğrenci konseyi başkanı Natsuo Maki,zarafet ve mükemmelliğin simgesi olup,okula devam eden tüm genç kızlar tarafından hayranlıkla izlenmektedir.Bir gün,Riko Kurahashi bir iş için öğrenci konseyi odasına girer ve Natsuo’nun yastık üzerinde öpüşme tekniklerini çalıştığını fark eder.Bu,ne zarif ne de şık bir davranıştır.Riko kısa sürede Natsuo’nun hayatında daha fazla romantizm istediğini ve bu yüzden gizlice “romantik durumlar” üzerinde çalıştığını öğrenir.Ona sempati duyan Riko,Natsuo’nun aşk araştırmasına yardım etmeyi kabul eder. “Aşk Laboratuvarı” adı verilen bu proje,“kazara” çarpışmak ve el ele tutuşmak gibi aşk ve romantizmin temel unsurlarını çalışır.Kısa sürede, tüm öğrenci konseyi de Aşk Laboratuvarı’nın eğlencesine katılır!Araştırmaları ve gerçek hayattaki karşılaşmaları sayesinde romantizm hakkında ne öğrenecekler?
Artık kızlara güvenmeyen liseli bir genç, yakışıklı ağabeyine yakınlaşmak isteyen kızlar tarafından defalarca kandırılmıştır. Tüm bunlardan sonra, bir daha asla kızlara güvenmeme kararını verir. Ama sonra, sınıfındaki güzel bir kız aniden onunla konuşmaya başlar. O da mı ağabeyine ulaşmaya çalışıyordu...? Yoksa başka bir şeyi mi kastediyor?
İnsanlığını yitirmiş kişiler, cinayet kurbanlarının cesetlerini sanat eseri gibi alıp satıyor ve bu sanatsal cinayetleri işleyen “Jahak“ (Kendine Zarar Veren) adlı seri katil şehrin gündemine oturmuş durumda. Bu durumdan öfkelenen bir sanatçı, Jahak’ın peşine düşmeye başlıyor…
Lise öğrencisi Akira Akamori, yeni okula transfer olmadan önce, bir akşam yağmurda ıslanmış sınıf arkadaşı Aoi Sotome’yi parkta yalnız başına bulur. Aoi’nin “Artık evim yok.“ şeklindeki itirafı üzerine, Akira onu evine alır. Zamanla, birlikte yaşamaya başlayan ikili, birbirlerine yakınlaşarak duygusal bir bağ kurarlar.
Kendi dünyasında kütüphane görevlisi olan bir adam, bir yangında öldükten sonra başka bir dünyaya beceriksiz dövüş sanatları öğretmeni Zhang Xuan olarak reenkarne olur. Hiçbir öğrencisi olmadığı için kovulmanın eşiğindeyken zihninde gizemli bir kütüphane belirir. Bu kütüphanede insanların ve nesnelerin zayıf yönleri otomatik olarak derlenecektir. Bu özel yeteneğini kullanarak öğrencilerini yetiştirip, onlara rehberlik etmeye başlayacaktır.
Hikaye, Dungeon olarak da bilinen şehri Orario’da geçer. Bell Craneli bir gün maceraya atıldığı sırada Minator denilen canavarın saldırısına uğrar. Tam ölmek üzereyken, Aizu Wallenstein adındaki bir maceraperest tarafından kurtarılır. Bell, ilk görüşte ona aşık olur ve onun gibi maceraperest olmaya çalışır.
Doğuda, bir imparatorun hüküm sürdüğü bir ülke vardır; cariyeler ile hizmetkâr kadınların “hougong” adı verilen engin bir yerleşkede, yani arka sarayda yaşadığı bir diyar. Mütevazı bir kasabada eczacı babası tarafından yetiştirilen sıradan görünümlü Maomao, arka sarayın kendisiyle hiçbir ilgisi olacağını aklına bile getirmemişti— ta ki kaçırılıp oraya hizmetçi olarak satılana kadar. Maomao’nun sıradan görüntüsünün ardında keskin bir zekâ, kuvvetli sezgiler ve engin bir tıp bilgisi yatar. Bu onun gizli silahıdır… ta ki Maomao kadar zeki bir saray sakiniyle, baş hadım Jinshi’yle karşılaşana dek. Jinshi, Maomao’nun maskesini anında görür ve onu imparatorun gözde cariyesine nedime yapar—görevi hanımefendinin yemeklerini zehir kontrolü için tatmaktır! Hanımının yanında, Maomao arka sarayda olup biten her şeyi öğrenmeye başlar — hem de pek azı nezih sayılabilecek işlerdir bunlar. Peki Maomao sakin bir hayat sürmeyi başarabilecek midir, yoksa keskin gözlemleri ve doymak bilmeyen merakı, onu durmaksızın yeni maceralara ve tehlikelere mi sürükleyecektir?
Görünüşü ve davranışları nedeniyle Yoi, kız olmasına rağmen sürekli bir prens gibi muamele gördü. Bir gün, lisede çoktan prens rolüne koyulmasına rağmen, Bir şekilde okulda Senpai’lerinden biriyle başını derde soktu, o kişi aynı zamanda “ Prens“ diye çağrılan biri miydi?
Yakın geleceğin biraz daha ötesindeki bir dünyada, bir gece; şefkatli ve yetenekli bir lise öğrencisi olan Iroha, Ay’dan gelen prenses Kaguya ile karşılaşır. Enerjik ve alışılmışın dışındaki Kaguya’nın davetiyle bu ikili, sanal dünya “Tsukuyomi“de canlı yayıncı (livestreamer) olmaya karar verirler. Genç kızlar müzik aracılığıyla bağlarını derinleştirdikçe, kaderleri de şekillenmeye başlar. Bu, “Prenses Kaguya“nın daha önce hiç görülmemiş bir hikayesidir.