Genç Chu Feng zayıf fiziğinden dolayı Chu ailesinde bir kara leke olarak görülüyordur. Bir gün bundan bıkarak babasının adını korumak ve annesini kurtarmak için güçlü olmaya karar verir.
Genç Chu Feng zayıf fiziğinden dolayı Chu ailesinde bir kara leke olarak görülüyordur. Bir gün bundan bıkarak babasının adını korumak ve annesini kurtarmak için güçlü olmaya karar verir.
Ortaokul ikinci sınıf öğrencisi Tobi Otogiri, akranlarıyla pek vakit geçirmiyor. Bunun yerine, çoğunlukla en son ağabeyini gördüğü gün aldığı gizemli sırt çantası Baku ile gizlice sohbet ediyor. En azından Tobi, sınıfındaki Ryuuko adındaki bir kız aniden Baku’dan bahsedene kadar bu sohbetlerin gizli olduğunu sanıyordu. Kısa süre sonra okulda garip olaylar yaşanmaya başlar ve ikisi, bunun nedeninin sadece kendilerinin görebildiği bir yaratık olabileceğini fark eder... Böylece gerçeklik ile fantezi, insan ile insan olmayan varlıkların harmanlandığı bir macera başlar; hayatın hayatı yediği bir hikaye.
Bir romantik fantezi romanının içine reenkarne oldum. Ama sorun şu ki… gözlerimi açtığım yer bir yatak odası değildi. Tam tersine, orijinal beden sahibinin cenaze günü, tabutun içinde uyandım. Daha da kötüsü, okuduğum romantik fantezi romanlarının sayısı o kadar fazla ki hangi hikâyenin içinde olduğumu bile hatırlayamıyorum. Aile üyelerim soğuk ve mesafeli. Hizmetçiler beni gördüklerinde korkudan titriyor. Bütün işaretler tek bir şeyi gösteriyor: Ben galiba bu hikâyenin kötü kadınıyım. Ama sorun değil. Yıllarca romantik fantezi romanı okumuş biri olarak ne yapacağımı biliyorum. Önce kötü kadın kaderinden kurtulacağım! Tam o sırada garip bir sembol fark ettim. “Bu da ne?” [□□’yu çağırma yöntemi] Bu bir çağırma büyü çemberi olabilir mi? Ruhları ya da ejderhaları çağırmaya yarayan türden? Harika. Bir kötü kadının kendini korumak için en azından bir özel yeteneğe ihtiyacı olur. “Miyav.” Ama… Neden ruhlar ya da ejderhalar yerine üç gözlü, leopar desenli, peynir rengi bir kedi tarafından seçildim? Gerçi… çok tatlı, o yüzden sorun değil. Ancak Rohanson Kontu’nun malikanesinde bir sır var. Bu evde bir canavar yaşıyor. Ölmüş Leydi Evangeline’in derisini giymiş bir canavar. Dünyanın bir romantik fantezi romanı olduğunu sanan bir kadın ve onun yüzünden gerçek bir korku hikâyesi yaşayan çevresindeki insanlar.
17 yaşında, henüz liseye gitmesine rağmen birçok olayı çözmüş genç bir dedektif olan Shinichi Kudo, kız arkadaşıyla gittiği parkta, şüpheli birilerini takip ederken siyahlar giymiş bir adam tarafından bayıltılır. Bulundukları mekân siyah giyinmiş adamın silah kullanmasına müsait olmadığı için, bağlı bulunduğu organizasyonun yeni geliştirdiği, vücutta hiç iz bırakmadan içirilen kişiyi öldüren zehirli bir hapı içirir ve Shinichi’yi olay yerinde bırakarak hızla ayrılır. Hap henüz denenmemiştir ve Shinichi’yi öldürmek yerine onu bir ilkokul çocuğu ebatlarına getirir. Kendisini bu hale getiren adamların ölmediğini öğrenip ailesine veya arkadaşlarına zarar vermemesi için adını Edogawa Conan olarak değiştiren Shinichi; arkadaşı Ran ve onun dedektif olan babası ile birlikte yaşamaya başlar.
“Bu dünyanın nasıl sonlanacağını yalnızca ben biliyorum.” Dokja, tek ilgisi en sevdiği internet romanı “Harap Olmuş Dünyada Hayatta Kalmanın Üç Yolu”nu okumak olan sıradan bir ofis çalışanıydı. Ama roman birdenbire gerçekliğe dönüştüğünde, dünyanın nasıl sona ereceğini bilen tek okuyucu da oydu. Bu farkındalığın etkisiyle Dokja; anlayışını, hikâyenin ve bildiği dünyanın seyrini değiştirmek için kullanır. Yeni hayatı, yalnız başına bitirdiği bu romanın dünyasında başlar. Bir gün, gerçek dünyadan bu roman dünyasına geçiş yapar. Bu evrende, felaketler ve tehlikelerle dolu bir yolculukla karşı karşıyadır. Elindeki tek avantaj ile yaşam mücadelesi verecektir. Sadece ben biliyorum… Bu dünyanın sonunun nasıl bittiğini. – Kim Dokja
Bilgin Woon Hyun, İmparatorluk Sınavını geçtikten sonra saraya girer. Çok geçmeden Veliaht Prens’in hobileriyle uğraşmak zorunda kaldığı zavallı ve sefil hayatından yakınmaya başlasa da, buna rağmen pes etmez ve dövüş sanatlarını öğrenmek için elinden geleni yapar. Ama Woon Hyun aniden Murim’i fethetmek için fırçasını mı alıyor?! Genç yaşta İmparatorluk Sınavını geçen âlimin gizli hikayesi başlıyor.
Beş sınıf arkadaşı tarafından “Denek A“ olarak adlandırılan ve altıncı sınıfa kadar zorbalığa uğrayan ve Uruma Shun’un hayatı işkenceden ibaretti. Bütün bunlar arasında tek önemsediği ailesini zorbaları tarafından hedef alınması bardağı taşıran son damla oldu: Uruma, yeterince acı çekmişti. Düşmanlarından intikam almaya kararlı olan Uruma, geriye kalan tek aile üyesi ve İkinci Dünya Savaşı gazisi olan büyükbabasından yardım almış, dört yıl boyunca inanılmaz bir eğitim almıştı. Yaşanan olaylardan dört yıl sonra, Uruma artık okul ve aile hayatını cehenneme çeviren beşliden intikam almaya hazırdı.
Uyanmış insanlar dünyalarını savunmak için ayaklanırken kıyamet kopuyor! Çiçek açan kaotik Çağ’da Mana hüküm sürüyor. Ancak en güçlü varlıkların bile Mana rezervleri sınırlıdır. Zayıf bir F Kademe Avcı, ıssız bir Şehirde en düşük kademe [Ateş Topu] becerisiyle uyanır ve anlar ki... Mana onun için bir sınırlama değildir! Mavi gökyüzünde uzanan sayısız ateş topu gördünüz mü? Aşılmaz Ejderhalara ve diğer efsanevi yaratıklara karşı sonsuz cüce yıldızlar ve kara delikler yaratıldığını gördünüz mü? Sonsuz Mana ile her şey mümkün! --- “Sen muhteşem bir yoldaki bir kırılmadan ibaretsin. O kadar da iyi gelişmemiş bir figüran. Ortaya çıkacaksın ve bazı önemsiz dalgalar yaratacaksın ve sonra aynı hızla kaybolacaksın. Sadece birkaç sayfa sonra unutulmak üzere.“- OSMONT’tan CONSTANTINE’e [Bölüm 2188] “Ben kimim?“ “Eğer şu anda ölmekte olan Figüran sensen, o zaman doğal olarak... Ben Ana Karakterim.“ OSMONT’tan CONSTANTINE’e. [Bölüm 2190] Bu hikayede ortaya çıkan kavramlar saf fantezi ve kurgudur, gerçek dünyayı yansıtmazlar. Her şey saf hayal gücüne dayanmaktadır.
Lise öğrencisi Akira Akamori, yeni okula transfer olmadan önce, bir akşam yağmurda ıslanmış sınıf arkadaşı Aoi Sotome’yi parkta yalnız başına bulur. Aoi’nin “Artık evim yok.“ şeklindeki itirafı üzerine, Akira onu evine alır. Zamanla, birlikte yaşamaya başlayan ikili, birbirlerine yakınlaşarak duygusal bir bağ kurarlar.
Joe Yabuki Tokyo’nun varoşlarında yaşayan genç bir adamdır. Ama, bir gün bokstaki potansiyelini keşfedip onu şampiyon yapmak isteyen eski bir boksör olan Danpei Tange ile tanışır. Önemsiz suçlarından ötürü Joe ıslahevine atılır. Joe orada hapishaneden kaçmaya çalışırken Joe’yu tek bir darbede indiren umut vaad eden bir boksör olan Toru Rikiishi ile tanışır. Yavaş yavaş Joe kendi potansiyelinin farkına varır, adım adım ilerleyerek, aklında tek bir hedefle boks hayatına başlar. Hedefi ise Toru Rikiishi’yi yenmektir!!
Haruo ’’Canavar Parmaklar’ Yaguchi, atari salonlarının usta oyuncusudur. Ne var ki ünlü ve profesyonel oyuncu kimliğinin altında sıradan bir hayat yaşayan altıncı sınıf öğrencisi vardır. Ne popüler, ne akıllı ne de zeki, üstün olduğu tek bir konu var: video oyunları! Haruo, hayatı ve akademik geleceğini düşünmek yerine oyundaki yeteneklerini geliştirmek için saatlerini çevredeki atari salonlarında harcamaktadır. Bir gün, atari salonunda sınıf arkadaşı Akira Oono ile karşılaşır. Haruo’nun aksine Akira bu tarz yerlere gelecek birisi değildir: Harika notları olan, herkesçe sevilen ve geçmişi zengin olan bir ailenin kızıdır. Yine de 29 galibiyet serisi kazanmaktan ve hatta Haruo’yu 7 kez mağlup etmekten de geri kalmaz. Akira’yı yenmeyi kafaya koyan Haruo, Street Fighter 2’de kızla bir düello yapar. Ancak oyun sırasında başvurulması hoş karşılanmayan hareketler kullanır, bu da utangaç Akira’dan yüzüne sağlam bir tokat yemesine sebep olur. Bu karşılaşma sonucu ikilinin arasında ilginç ve sert bir bağ başlar.
Başarı, şans ve koşullara dayanan sığ bir temeldir. Başarısızlık ise, toplu mezarda sonsuz bedenler gibi birikip yığılan, sarsılmaz bir güce en derin kökleri kazır. Güç hakkında tüm bunları kesin olarak biliyorum, çünkü sahip olduğum tek şey sayısız başarısızlıklardı. Sonuçta ben Vakochev’im ve Varoluş Ölçeğ’ini ben kurdum. Bu... Benim hikayem. Varoluş, benim Hikayem.“ --- Dağların hareket ettiği ve canavarların medeniyetleri yiyip, bitirdiği acımasız Taş Diyarlarında, güç tek önemli para birimidir. Damian Vakochev bir zamanlar görkemli bir gücün prensiydi, ancak bu güçten, ailesinden ve değer verdiği her şeyden mahrum bırakıldı ve parçalanmış bir temelle baş başa kaldı. Kabilelerin artıkları için savaştığı, Neolitik İmparatorlukların kendilerine karşı çıkan herkesi ezdiği, kadim canavarların hafızadan daha eski topraklarda dolaştığı ve Mana’nın Damlalar Ülkesi’nde damarlardaki kan gibi aktığı, Mana ile güçlenen Savaşçıların bütün ordulara karşı koyabildiği ve İlkel Canavarların bütün dağları yiyip, bitirebildiği bir çağda, Damian tüm bunlara bakar ve sorar... neden? Kim demiş ki işler böyle olmak zorunda? Gücün ne olduğunu kim belirledi? Neden en yüksek dağın tepesine çıkıp, kendi uygun gördüğü şekilde gücün ne olduğunu ilan edemiyordu?
Yüzü olmayan soylu bir gözcü büyük bir konakta yaşar, konağı idare eden ve zamanın çoğunu hiç durmadan lekelerini temizlemekle geçiren canlı oyuncak bebekler gizemli efendileri tarafından idare ediliyor Emilyko’nun hikayesini dinleyin, yaşayan neşeli bir genç oyuncak bebek, görevlerini öğrendiği gibi bir hizmetçi olarak da Shadow-samaya yardım ediyor.
İmparatorluğun en iyi akademisinde profesör oldum çünkü… biriyle karıştırıldım. Şu anda hem bu taraf hem de öteki taraf tarafından yakalanamayacağım bir durumdayım. Bu tehlikeli ip cambazlığı beni nereye götürecek merak ediyorum.
Henüz 39 yaşındayken hastalıktan ölen Machio Hiraku’ya başka bir dünyaya gitme fırsatı verilir. Kendisine güç vermek isteyen Tanrı tarafından dileği sorulduğunda sağlıklı bir bedene sahip olmayı, ikinci bir dilek olarak huzur içinde yaşamayı, üçüncü bir dilek olarak yerel dili bilmeyi ve son bir dilek olarak da çiftçi olabilmeyi seçer.
Hachimitsu Koleji, Tokyo’nun dış kesimlerinde bulunan ve öğrencilerinin hepsi seçkin hanımlardan oluşan bir okuldur. Fakat yeni dönem henüz kapıdayken bir gelenek hiçe sayılır. Okula tarihi boyunca ilk defa erkek öğrenci alınmasına izin verilir ama daha okulun ilk günü iken sadece beş delikanlı okula kabul edilir. Kiyoshi Fujino’nun da etrafı gece gündüz kızlar ile çevrili olacağı için kalbi yerinden çıkacaktır neredeyse. Lakin onu bekleyen çarpıcı olayların henüz farkında değildir
Lisemde Haimiya-senpai herkes tarafından korkulan ve fazla ürkütücü bulunan biri. Görünüşünün göz korkutucu olması, dobra konuşma tarzı… ve o parıldayan piercingler! Uzun, gri kurt-kesim saçlar! Kansai aksanı bile insanı ürkütüyor!!! Ama nedense, bu korkutucu senpai bana karşı nazik davranıyor…? “Korkunç” olanın “sevimli”ye dönüştüğü, kalp çarpıtan bu korkunç senpai rom-com’u başlıyor!
Doğuda, bir imparatorun hüküm sürdüğü bir ülke vardır; cariyeler ile hizmetkâr kadınların “hougong” adı verilen engin bir yerleşkede, yani arka sarayda yaşadığı bir diyar. Mütevazı bir kasabada eczacı babası tarafından yetiştirilen sıradan görünümlü Maomao, arka sarayın kendisiyle hiçbir ilgisi olacağını aklına bile getirmemişti— ta ki kaçırılıp oraya hizmetçi olarak satılana kadar. Maomao’nun sıradan görüntüsünün ardında keskin bir zekâ, kuvvetli sezgiler ve engin bir tıp bilgisi yatar. Bu onun gizli silahıdır… ta ki Maomao kadar zeki bir saray sakiniyle, baş hadım Jinshi’yle karşılaşana dek. Jinshi, Maomao’nun maskesini anında görür ve onu imparatorun gözde cariyesine nedime yapar—görevi hanımefendinin yemeklerini zehir kontrolü için tatmaktır! Hanımının yanında, Maomao arka sarayda olup biten her şeyi öğrenmeye başlar — hem de pek azı nezih sayılabilecek işlerdir bunlar. Peki Maomao sakin bir hayat sürmeyi başarabilecek midir, yoksa keskin gözlemleri ve doymak bilmeyen merakı, onu durmaksızın yeni maceralara ve tehlikelere mi sürükleyecektir?
Küçük yaşta annelerini hastalıktan kaybettikten sonra, yetenekli simyacı kardeşler Edward ve Alphonse, ölen annelerini geri getirmek için yasaklı kabul edilen “insan dönüşümü” adlı bir deney yaparlar. Fakat bu büyük tabuyu kırdıkları için kendilerini bekleyen ağır bedellerden habersizlerdir. Deneyin başarısız olması üzerine Edward’ın sol bacağı ve hayattaki tek varlığı olan kardeşi Alphonse elinden alınır. Biricik kardeşini geri getirmek uğruna Edward, sağ kolunu Alphonse’un ruhuyla takas eder ve kardeşinin ruhunu bir zırha bağlamayı başarır. Artık Elric Kardeşler’i kendilerinden çalınanları geri almak için büyük bir yolculuk beklemektedir.
Issız bir adada yaşayan Hyeseong ve gizemli denizkızı Yunhae birbirlerinin tek dostu olurlar. Ancak tanışmalarından kısa bir süre sonra Hyeseong’un adadan taşınmasıyla birbirlerinden ayrılırlar. Altı yıl sonra Yunhae esrarengiz bir güç geliştirir ve Hyeseong’u yeniden bulur. Fakat çok şey değişmiştir. Hyeseong, çocukluklarında olduğu gibi bütün vaktini ona ayıramaz. Ona artık çok farklı olduklarını söyler ama Yunhae’nin Hyeseong’a olan ilgisi yavaş yavaş bir takıntıya dönüşmeye başlar…
“Bunu yapamam!“ Bir Kızıl Büyücü olan Yuke Feldio, maceracı olmak için beş yıllık A-seviyesindeki partisinden ayrılmış ve sonunda yeni hayatıyla ilgili sabrı tükenmiştir. Ve böylece umutsuz bir işsizlik hayatı başlar... Ancak, Yuke daha sonra hepsi kız olan eski öğrencilerden oluşan bir partiye kabul edilir! Ve zindanları fethettikçe, Yuke’nin yetenekleri birbiri ardına ortaya çıkar. Aslında, kullandığı büyü ve beceriler normalin ötesinde bir güce sahiptir-?
On dört yaşındaki Iruma Suzuki hiçbir isteğe hayır diyemez. Sorumsuz ailesi, geçinmek için onu tehlikeli işlerden tehlikeli işlere koşturtur ve bir gün onu bir iblise satarlar! Ancak iblis, Iruma’yı torunu olarak evlat edinmek isteyince çok şaşırır. Bu isteği reddedemeyen Iruma, büyük iblis Sullivan’ın torunu olur. Yeni sevecen iblis dedesi onu, tesadüfen müdürü olduğu İblis Okulu Babyls’e kaydettirir. Böylece Iruma-kun’un diğer dünyadakiler arasındaki sıra dışı okul hayatı başlar; birçok renkli iblisle tanışır, zorlu mücadelelere atılır ve büyük biri olmak için yükselirken gerçek benliğiyle yüzleşir.
Yi He adında bir genç, güçlü dövüş sanatlarıyla dolu bir dünyada yeniden doğar… Ve en güçlü soyun taşıyıcısı olarak Canavarların Kralını uyandırır!
Yıl 2001 ve Koichi Hirose, belirli bir adamı avlamak için Napoli’ye vardı.Bu kişi bir orta okul öğrencisi olan Giorno Giovanna. Kendisi, Dio Brando ve kimliği bilinmeyen bir Japon kadının oğlu. Hikaye, Giorno’nun şehrindeki uyuşturucu istilasından kurtulmasını ve bunu yapmak için güç kazanmasını anlatıyor. Giorno, stand kullanıcıları ve yüksek rütbeli memurlar ile bağları olan suç örgütü Passione’ye katılıyor. Buccelati ile arkadaş olup mafya dünyasına ilk adımını atıyor ve tepeye çıkmak için mücadele veriyor.
Artık kızlara güvenmeyen liseli bir genç, yakışıklı ağabeyine yakınlaşmak isteyen kızlar tarafından defalarca kandırılmıştır. Tüm bunlardan sonra, bir daha asla kızlara güvenmeme kararını verir. Ama sonra, sınıfındaki güzel bir kız aniden onunla konuşmaya başlar. O da mı ağabeyine ulaşmaya çalışıyordu...? Yoksa başka bir şeyi mi kastediyor?
Qin Yu, kıyamet sırasında öldükten sonra geçmişe dönüp gelişmiş tekniklerle dünyayı kurtarmak ve kız kardeşini korumak için mücadele eder.
Kuzukake Shoutarou, seyahat sırasında ailesini kaybedip yapayalnız kalan bir lise öğrencisi. Peki onu kurtaranlar kim? Tarihin en güçlü üvey anneleri mi!? Ev işlerinden günlük hayata kadar her detayı kusursuzca hallediyorlar!! Tahmin edilemez, üvey anne dolu bir harem romantik komedisi başlıyor!!
Olayların geçtiği yer, 8 yıl önce de bir kaçırma olayının yaşandığı, aynı anda bir kaçırma ve bir dizi cinayetin işlendiği kırsal bir şehirdir. Kurbanlar, kompulsif yalancı “Mii-kun“ (anlatıcı) ve “Maa-chan“ (Misono Mayu) yeniden bir araya gelir ve kaçırılan çocukların Mayu’nun dairesinde olmasına rağmen birlikte yaşamaya başlarlar...
En güçlünün hile yapmasına gerek yok! Lise hayatını yalnız geçiren Haruka, bir gün tüm sınıf arkadaşlarıyla birlikte başka bir dünyaya çağrıldı. Tanrı resme girdiğinde, Haruka yeni dünyada hayatta kalmasına yardımcı olmak için istediği hile yeteneğini seçebileceğine inanıyor ... Ama beklentilerinin aksine, hile becerileri listesi ilk önce işe yarıyor, önce hizmet temeli. Ve böylece, sınıf arkadaşları tüm hile becerilerini seçer. Seçimleri artık artıklarla sınırlı, Haruka kendi “yalnız” becerisi nedeniyle bir partiyi kuramıyor. Farklı bir dünya olsa da, macera günleri her zamanki gibi yalnız bir olay olacak gibi görünüyor ... Haruka, sınıf arkadaşlarına yaklaşan bir krizin farkına vardıktan sonra onları kurtarmak için sessiz bir yemin eder. Hilelere dayanmak yok! Onlara olan ihtiyacı aşan sapkın bir güç yolunda yürüyecek.
Baki serisinin 6. kısmıdır. Hikayenin merkezinde efsanevi Jack Hammer ile Pickle lakaplı tarih öncesi bir adam arasındaki savaş yer alıyor. Bu iki güçlü dövüşçü, sonucunu tahmin etmenin imkânsız olduğu bir dövüşte karşılaşıyor. Dövüşleri turnuva tarihinin en acımasız ve tavizsiz dövüşlerinden biri olmayı vaat ediyor. Jack Hammer insanlık dışı gücü ve dayanıklılığıyla tanınır. Yumruğu tek bir hareketle bir kayayı parçalayabilir ya da rakibinin kemiklerini kırabilir. Pickle da muazzam bir fiziksel güce ve vahşi bir canavarın içgüdülerine sahiptir. Her biri ne pahasına olursa olsun zafer kazanmayı hayal eder.
Hibari’nin ramen dükkânında karşılaştığı o kaba çocuk, meğer sanat okulunda okuyan bir grup üyesi olan Gaku’dur. Gaku’nun onu oradan oraya sürüklemesiyle, Hibari’nin sıradan sandığı dünyası yavaş yavaş altüst olmaya başlar.
"Neden kimse gerçek dünyayı hatırlamıyor?"Yeryüzünde hegemonya için yarışan beş kabilenin büyük savaşı, kahraman Sid’in önderliğindeki insanlığın zaferiyle sona erdi. Ancak bu dünya aniden bir gencin "üstüne yazılmıştır". Yeniden yazılan dünyada Kai insanlığın savaşı kaybettiğini görür. Artık dünyaya ejderler ve iblisler hâkim olmuştur. Ancak gizemli bir genç kız Rinne ile karşılaştıktan sonra Kai, bu yeniden yazılan kaderi kırmak için harekete geçer. Kahramanları olmayan bir dünyada güçlü düşmanlara karşı meydan okur.
On üç yıl önce, Zehir Kraliçesi adında korkunç bir canavar Yeşim Krallığı’na saldırdı. Cesur bir maceracı grubu onu yendi, ancak bu süreçte içlerinden biri bir lanete yakalandı. Hayatta kalabilmek için bu laneti kendi oğluna aktarmak zorunda kaldı. Doğduğundan beri lanetli bir çocuk olarak hor görülen Caim Halsberg, rahmetli annesi ve ailesi için çalışan hizmetçi Tea dışında herkes tarafından nefret edilmektedir. Babası ve ikiz kız kardeşi malikanelerinde yaşarken, Caim bir orman kulübesinde tek başına yaşamak zorunda kalır. Ancak bir doktor ona lanetin üstesinden gelmesi ve gücünü ele geçirmesi için yardım edince her şey değişir. Artık Zehir Kralı olan Caim, tek dileğini gerçekleştirmek için bir yolculuğa çıkar ama zehirinin tanıştığı güzeller üzerinde oldukça tuhaf bir etkisi olacağını hiç düşünmemiştir!
Dışarıdan bakıldığında Satoko her şeye sahiptir; güzeldir, bir asilzadenin kızıdır ve evlilik için en uygun yaştadır. Ne yazık ki, aynı zamanda oldukça hastadır ve yaşamak için çok az vakti kalmıştır. Ailesinin gözündeki değerini geri kazanacak bir evlilik yapamadan, kendisini gizemli suikastçı Shinpei’nin hedefi olarak bulur ve planları tehlikeye girer. Kendini kurtarmak için çaresizce bir evlilik teklifinde bulunur! Ancak konu aşk olduğunda, Shinpei "ölüm bizi ayırana dek" sözünü oldukça ciddiye almaktadır.
Dünyanın doğuşunda, ’Karanlık Tanrı Entropisi’ diğer beş Tanrı arasındaki mücadelede yenildi ve mühürlendi. Ve sonra, 1600 yıl sonra, Karanlığın Tanrısı’nın mührü serbest bırakıldı ve kurtarıldı. Şimdi özgür olan Tanrı’nın intikam için gerçekten özel bir amacı yoktu ve yapacak bir şeyi yoktu, bu yüzden bir insan olarak reenkarne olmaya ve bir insanın hayatından zevk almaya karar verdi. Karanlığın Tanrısı’nın ruhunu elde eden ve ’Kuromiya Haine’ olarak doğan insan, -insanken- Karanlığın Tanrısı’nın güçlerine ve anılarına sahip olan bir insandır. En güçlü varoluş. Canavarlarla savaşan kahramanları kurtarırken ve insanları yönetmeye çalışan diğer Tanrılara karşı savaşırken, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için harekete geçer.
Kahramanımız bir ters-harem romantik romanının içinde hikayenin en felaket kötü kadını olarak uyanır; bu kadın, kuzeni olan ana karaktere zorbalık yapan ve evli olmasına rağmen Veliaht Prensi saplantılı olan birisidir. Ancak bu kötü kadının kocası, kahramanımızın “biriciği“dir. Diğer erkek başrolleri boş verip kocasıyla huzurlu bir hayat planlarken kocasından, gözleri yaşlı bir şekilde hiç beklenmedik bir istek gelir: “Lütfen... boşayın beni.“ Sırf “biriciği“nin hatırı için ondan vaz mı geçecek? Hayır tabiki! Boşanma belgelerini yırtıp atan kahramanımız, kocasının kalbini geri kazanmaya ve hikayeyi kendi şartlarına göre yeniden yazmaya yemin eder.