- One Shot
- 2 hafta önce
Hajiko-san Utanç Nedir Bilmez
O bir aile babasıydı, öldüğünde ise olabilecek en korkunç sonuçla karşılaştı: ölmedi. Ölmedi, ve unutulmuş bir geçmişin hatırası ile lanetlendi. Vücudu her an daha da çürüyordu, çok vaktinin kalmadığının farkındaydı, ve çaresizce çabalamaktan başka elinden hiçbir şey gelmiyordu. Tek yapabileceği, yeniden ölmeden önce ailesini bulmaya çabalamaktı.
Hedefi dünyanın en büyük doktoru olmak olan Ling Ran, aniden altın parmak sistemini elde etti! Ve bu, yüksek derecede tıbbi uzmanlık gerektiren bir sistem! Sistemin yardımıyla, stajyer Ling Ran hangi tıbbi seviyeye ulaşabilir? Bu manhua, “büyük doktor ling ran“ adlı Webnovel’den uyarlanmıştır.
Kanan, ruhları sömürmek adına liseye sızan dişi bir iblis. Gözlerini erkek öğrencinin tekine çevirir ancak... her nasıl oluyorsa sevgilisi olmayı kabul ediyor!? Daha önce aşkı hiç tatmamış olan Kanan, bilinmedik duygularla dolup taşıyor! Saf kalpli iblisimizin ilk aşkını anlatan sevimli romantik komedi başlıyor!
Dikkatimi çeken tek tabanca takılan bir kız hakkında hikaye.
İnsan ruhunun karanlık dehlizlerini ve çarpık doğasını deşen, atmosferik bir hikâyeler silsilesi... Tüm bu kopuk hayatları birbirine bağlayan tek bir düğüm var: Gizemli Orochi. Daima genç görünen ve esrarengiz yeteneklere sahip olan bu kadın, gözüne kestirdiği insanların yaşamlarını uzak bir köşeden, sessiz bir tanık gibi izlemeyi kendine görev edinir.
Nanako, “Lady Kaoru”, “Saint Juste” gibi güzel öğrencilerin bulunduğu, kızlar için bir cennet olan prestijli bir kız okulu Seiran Akademisi’ne kaydolur. Her yeni öğrencinin katılmayı hayal ettiği okulun sosyal kulübü “Sorority”nin seçim komitesi çalışmaları başlar. Sorority üyeleri, aile geçmişi, eğitim, görünüş ve diğer faktörlere göre oy veren üst sınıf öğrencileri tarafından seçilir. Nanako bu dünyayla hiçbir bağlantısı olmadığını düşünürken, bir şekilde aday olarak seçilir...
Çoğu canı çıkasıcaya çalışan insan gibi, Kuroto Nakano, çalıştığı ofis işinde sürekli stres yüklenmektedir. Yine de, tek başına yaşadığından ötürü, kendini geçindirmek için bu hayatı idame ettirmek zorundadır. Kuroto’nun bu sıradan hayatı, Senko isminde 800 yaşında bir tilki kızın hayatına müdahil olmasıyla tamamen değişir. Senko-san; ev işlerini yapıp, Kuroto ile özel olarak ilgilenerek, onu şımartacak ve yıpranmış ruhunu rahatlatmak için elinden geleni yapacaktır.
Yarı Zamanlı Mesaim Biter Bitmez Noel’i Kutlayacağım...!
İnsanlığını yitirmiş kişiler, cinayet kurbanlarının cesetlerini sanat eseri gibi alıp satıyor ve bu sanatsal cinayetleri işleyen “Jahak“ (Kendine Zarar Veren) adlı seri katil şehrin gündemine oturmuş durumda. Bu durumdan öfkelenen bir sanatçı, Jahak’ın peşine düşmeye başlıyor…
Kendi dünyasında kütüphane görevlisi olan bir adam, bir yangında öldükten sonra başka bir dünyaya beceriksiz dövüş sanatları öğretmeni Zhang Xuan olarak reenkarne olur. Hiçbir öğrencisi olmadığı için kovulmanın eşiğindeyken zihninde gizemli bir kütüphane belirir. Bu kütüphanede insanların ve nesnelerin zayıf yönleri otomatik olarak derlenecektir. Bu özel yeteneğini kullanarak öğrencilerini yetiştirip, onlara rehberlik etmeye başlayacaktır.
Hikaye, Dungeon olarak da bilinen şehri Orario’da geçer. Bell Craneli bir gün maceraya atıldığı sırada Minator denilen canavarın saldırısına uğrar. Tam ölmek üzereyken, Aizu Wallenstein adındaki bir maceraperest tarafından kurtarılır. Bell, ilk görüşte ona aşık olur ve onun gibi maceraperest olmaya çalışır.
Görünüşü ve davranışları nedeniyle Yoi, kız olmasına rağmen sürekli bir prens gibi muamele gördü. Bir gün, lisede çoktan prens rolüne koyulmasına rağmen, Bir şekilde okulda Senpai’lerinden biriyle başını derde soktu, o kişi aynı zamanda “ Prens“ diye çağrılan biri miydi?
Yakın geleceğin biraz daha ötesindeki bir dünyada, bir gece; şefkatli ve yetenekli bir lise öğrencisi olan Iroha, Ay’dan gelen prenses Kaguya ile karşılaşır. Enerjik ve alışılmışın dışındaki Kaguya’nın davetiyle bu ikili, sanal dünya “Tsukuyomi“de canlı yayıncı (livestreamer) olmaya karar verirler. Genç kızlar müzik aracılığıyla bağlarını derinleştirdikçe, kaderleri de şekillenmeye başlar. Bu, “Prenses Kaguya“nın daha önce hiç görülmemiş bir hikayesidir.
Sevgililer gününde çikolata bekleyen bir çocuk hakkında kısa bir one-shot.
Kız kardeşinin bir ejderha tarafından yenmesi ve tüm takviyelerini bir zindan savaşında kaybetmelerinden sonra Laios ve partisi, kız kardeşini sindirilmeden önce ejderhadan kurtarmaya çalışırlar. Tamamen her şeylerini kaybederler ve yemek olarak yaratıkların yendiği bir yere başvururlar. Daha sonra onlara zindan yemeğinin dünyasını tanıtan bir cüce ile karşılaşırlar. Lezzetli yemeklerin bulunduğu bir dünyadır, malzemeler dev yarasalardan, yürüyen mantarlardan, hatta çığlık atan mandrakelerden oluşmaktadır.
Ayılar gibi tembel, edepsizliğin küfürlerinde akıp giden, oynak ve umursamaz küçük şeytan Wei Xiao Bao tehlikelerden canlı çıkmayı başarır. Dövüş sanatlarını bilmemesine karşın Jiang hu ve imparatorluğu avucunun içinde oynatır. Hâl bu olunca attığı her adım tehlike, aştığı her aşama kucağına kızlar getirir.
Sabah 6:58, Maihara’ya giden trenle okula gidiyorum. Adını bile bilmediğim o kız, ben... ve yolcular!? İki lise öğrencisinin yarattığı buruk atmosfer, yolcuları heyecanlandırıyor ve gerçek duygularını ortaya çıkarıyor!!
Güneş Tanrıçası, bir zamanlar insanlara ateş aracılığıyla hayat vermek için göklerden yeryüzüne inmişti. Bugün ise şövalyelerin koruyucusu ve zaferin teminatı olarak kutsanır. Mormeratta Krallığı’nda, bu tanrıçanın güçleriyle kutsanmış gizemli bir kadın olan Hildegar Aelius, bir zamanlar Kuzey’i diz çöktüren bir savaşa önderlik etmişti. Ancak şimdilerde Hildegar zalim bir lanetin pençesinde: Gece çöktüğünde, vücudu dayanılmaz acılar içinde yanıyor. Bir çare arayan ve kimliğini gizli tutmak isteyen Hildegar’ın yakın yardımcıları, ona yüzünü görmeden müdahale edebilecek bir şifacı arayışına girer. Kader, onları ailesi savaşta Hildegar tarafından öldürülen, iyi kalpli Kuzeyli eczacı Erkin ile karşılaştırır. Erkin’in nadir bilgileri geçici bir rahatlama sağlayınca, Hildegar kesin bir çözüm bulması için onu kalesine çağırtır. Fakat Erkin, gizemli hastasının aslında ailesinin acımasız katili olduğundan henüz habersizdir. Kuzeylilerin kanını nehirler gibi akıtan Hildegar’ın hayatı, şimdi o kanını döktüğü insanlardan birinin ellerindedir. Erkin’in bakışlarında tanıdık bir şeyler hisseden Hildegar, ona “Kaya“ adında bir hizmetçi kılığında yaklaşır. Ancak bunu yaparak hem eylemlerinin gerçek bedeliyle yüzleşme hem de Erkin’in sönmek bilmeyen intikam ateşiyle karşılaşma riskini göze alır.
Matsura, hayatını hep bir maske takarak yaşamış, sakin ve soğukkanlı bir lise öğrencisidir. İnsanları iyi tanır ve gerçek yüzlerini kolayca anlayabilir, ancak bilinmeyen bir nedenle, popüler grubun üyesi olan, örgülü saçlı güzel bir kız olan Kyuuragi tarafından sürekli olarak rahatsız edilmektedir! İster kasıtlı olsun ister olmasın, kızın oyunbaz ve kurnaz hareketleri onu sürekli şaşırtmakta ve Matsura farkına varmadan “Dur! Sana aşık oluyorum!“ diye bağırmaktadır.
Çeşitli mangakalar tarafından hazırlanan Onii-chan Is Done For! antoloji çizgi romanı.
Türk Kurtuluş Savaşı, yalnızca bir askerî mücadele değil; bir milletin yok sayılmaya karşı verdiği var olma mücadelesidir. Bu savaş, çökmekte olan bir imparatorluğun küllerinden, modern ve bağımsız bir ulus-devletin doğuşunu anlatır. Süreç; diplomasi, halk direnişi, siyasi örgütlenme, ideolojik dönüşüm ve askerî dehanın birleşimiyle şekillenmiştir.
Şimşek tanrısı ile bir insan arasındaki romantik komedi.
Lady Edith’in hayatı adeta tozlu raflar ve antik kalıntılarla çevrilidir: Büyükbabası kendini mumyalara adamış bir koleksiyoner, erkek kardeşi ise üniversitede Antik Mısır üzerine çalışan bir akademisyendir. Ancak Edith, arkeolojiden nefret etmektedir; ona göre bu iş hem çağ dışı hem de saçmalıktan ibarettir. Ta ki o güne kadar... Ölmek üzere olan bir yavru kediyi sahiplenip onu ölümün kıyısından kurtarması, Edith’in hayatını geri dönülmez bir şekilde değiştirir. Artık gözünün önüne lotus çiçekleri ve görkemli Antik Mısır tapınakları gelmeye başlamıştır. Rüyalarında yankılanan o ses ise tek bir şey fısıldamaktadır: “Benim rahibem...“ Edith’i kendi rahibesi olarak çağıran bu gizemli tanrıça aslında kimdir?
Görünüşte hiçbir anlam taşımayan bir hayatın ardından bir adam yeni bir dünyada Yuri Ho olarak yeniden doğar. Yeni deneyimlerin içine dalmış ve ona daha önce hiç tatmadığı bir sevgiyle yaklaşan anne babası tarafından sarılıp sarmalanmış halde yaşama isteği hiç olmadığı kadar güçlenir. Önünde uzanan gelecek ise babasının çiftliğinde huzurlu bir yaşam sürmektir; uzak diyarlardaki savaşlarda mücadele eden savaşçıların bineği olacak kuşları yetiştirip büyütmek. Yeni yuvası olan Shiyalta Krallığı tıpkı kendisi gibi bir zamanların büyük imparatorluğunun çöküşünden sonra kurulmuş dost uluslar tarafından korunarak yüzyıllardır barış ve refah içinde yaşamaktadır. Bu kusursuz hayatı tehdit edebilecek hiçbir şey yokmuş gibi görünür. Ancak komşu bir krallıktaki savaşın etkileri Yuri’nin ailesini krizin içine sürüklediğinde o artık sadece kenardan izleyip hiçbir şey yapmadan duramaz.
Büyük bilge öldüğünde, geliştirdiği yeni büyüyü geleceğe reenkarne olmak için kullandı. Ancak yeteneksiz olduğu düşünülerek canavarlar ormanına terk edildi ve burada goblinler tarafından alınıp yetiştirildi. Onlara borcunu ödemek için evrimleşmelerine yardım etti ve onlara büyü öğretti. Canavarların büyük imparatorluğu olarak bilinen şeyi inşa edecek olan terk edilmiş çocuğun hikayesi.
Ölümün ve dinginliğin sustuğu bir yer. Esrarengiz bir adada hayatta kalma mücadelesi başlıyor.
vampir öğrenci ile okul hemşiresinin karışık ilişkisi (bu oneshot makine çeviridir.)
Harap bir kalede, Astaroth bir İblis Kral olarak uyandı. ’Geçmiş yaşamından gelen bilgeliği’ ile topraklarını tam bir ’gerçekçi’ olarak yönetecekti. “İblis Kral, neden 1. seviye Kahramanlara saldırıyorsun?“ “Güçlenmeden önce onları yen. Buna strateji denir.“ “Şeytan Kral, neden düşman ülkeye sahte para gönderiyorsun?“ “Ekonomilerine kaos getirmek için, böylece kendi kendilerini yok edecekler.“ “Kurt adam birlikleri saldırdı. Gümüş mermi kullanalım mı?“ “Mermi değil, onları topla vurun.“ Ve böylece, Astaroth eski eğilimlerini ’reforme’ etti. İnsanlar ve astları tarafından sevilen bir lord haline geldi ve tarihteki en güçlü İblis Kralı olarak anılmaya başladı.
Komedi türündeki manganın hikayesi, sınıfta yan yana oturan Yugami Yuuji ve Watanuki Chihiro’nun etrafında dönüyor. Ne yazık ki transfer öğrenci Chihiro için Yuuji tuhaftır... son derece tuhaf. Beyzbol kulübünün ası olmasına rağmen, kulübe hiç uyum sağlayamamıştır. Ayrıca sınıfın geri kalanından ayrı durmaktadır, ancak yalnız olmaktan tamamen memnun görünmektedir.
Bir baronun kızı olan Alice Nanadan, kraliyet ailesiyle birlikte günümüze kadar devam eden bir soylu kadınlar sistemi olan “Savaş Aristokrasisi“nden intikam almaya yemin eder. Bu dünyada unvanlar kan bağıyla değil, askeri güçle verilir. Genç kadınlar arasındaki düellolar zamanla “danslar“ olarak anılmaya başlanmış; ulusal bir eğlence ve büyük paraların döndüğü devasa bir organizasyon haline gelmiştir. Bu yıl kraliyet ailesi, ikinci prensin gelinini belirlemek için özel bir dans etkinliğine ev sahipliği yapacaktır. Aniden, bilinmeyen bir baron ailesinden gelen nakil öğrenci Alice, dansçıların arasında belirir. Kendi ailelerinin gururunu taşıyan ve taht için savaşan genç kadınlara karşı mücadeleye atılır. Onur, aşk ve tacın söz konusu olduğu, her şeyin ortaya konduğu bu kadınlar arasındaki savaş başlamak üzeredir.