- Webtoon
- 1 hafta önce
Son hayatında güçlü ve eşsiz dövüş sanatları yeteneğine sahipti ama kalbini yanlış kişiye kaptırdı ve bunu hayatıyla ödedi. Yeniden doğduğunda ise ona zarar verenlerden intikam almak için yemin etti
Son hayatında güçlü ve eşsiz dövüş sanatları yeteneğine sahipti ama kalbini yanlış kişiye kaptırdı ve bunu hayatıyla ödedi. Yeniden doğduğunda ise ona zarar verenlerden intikam almak için yemin etti
Gökyüzü alevlerin kızıl rengine boyanmış, hava zehirli bir dumanla boğulmuştu. Gözlerimi açtığımda hatırladığım tek şey, etrafımdaki yıkım ve zihnimde yankılanan o çaresiz fısıltıydı: “Yaşa.“ Benim adım Leo. Ya da en azından bana öyle söylendi. Burası, Kızıl Veba’nın insanlığı tükettiği, şehirlerin “Kızıl Yara“ ve “Hükümet“ arasındaki savaşta eriyip gittiği bir dünya. Burada doktorlar şifa değil sessizlik dağıtıyor, kahraman sanılanlar ise yürüyen birer felakete dönüşüyor. Kimliğim, geçmişim ve içimde mühürlü duran o korkutucu öfke... Hepsi küllerin altına gömülü. Bir yanda, geçmişin günahlarını bir mezar taşı gibi sessizce taşıyan Doktor. Diğer yanda, dünyayı yakıp kül etmeye yeminli, durdurulamaz bir Felaket. Ve ben... Bu iki devasa gücün gölgesinde, sadece hayatta kalmaya çalışan, hafızası silinmiş bir çocuk. Ama en karanlık küllerin arasında bile, bazen imkansız bir çiçek açar. Bu hikaye bir kurtuluş masalı değil. Bu, donmuş bir dünyada ateşi tekrar yakmanın hikayesi. Geçmiş küle döndüğünde, gelecek kime aittir?
Keşiş Chen Fanyu 30 yaşında dünya’dan götürüldü ve 500 yıllık yetişim’den sonra en güçlü kişi oldu. Bu süre içersinde dünyadaki genç yaşına dönmeyi hayal etti. Yetişimi sırasıda yıkım’a uğradı. Son hayatında, evrenin tepesindeydi, dünyaya bakıyordu, ama kimse ona eşlik etmiyordu. Yıkım sırasında dünya’daki genç haline döndü. Artık bu dünya’da doğru kişi ile yaşamak, geçmişteki pişmanlıklarını talefi etmek ve zayıf gibi davranarak hikayesini oynamak için 500 yıl sonra yeniden şehre döndü.
Adil olmak ne demektir? Gündüzleri şef, geceleri ise cyborg suikastçı olan Ageha, bu soruya verdiği cevabı doğrulamak için öldürür. Japonya’nın en zengin ve en güçlü adamlarından birini ortadan kaldırdıktan sonra, kurbanın dahi kızı Kaika’nın kendisini aradığını fark eder. Kaika’nın amacı intikam değil, kendi tehlikeli hırslarıdır. Aldatıcı ve yaramaz genç kız, genç adama reddedemeyeceği bir teklifte bulunur. Ageha, restoran mutfağındaki entrikalar, kendi kan dökme arzusu ve yeni ek işini bir arada yürütmek zorundadır. Kaika ise, inanılmaz yetenekli, belki de fazla yetenekli yeni çalışanını kontrol altında tutmaya çalışırken, şirket içi gizli anlaşmaları düzenlemekle meşgul. Hayat ve ölüm söz konusu olduğunda, bu iki kırık bireyin şüpheli ittifakı şuna yol açar: BANG! “Yemeği mahvetme! Daha ilk yemeği bile servis etmedik!”
Dünyanın doğuşunda, ’Karanlık Tanrı Entropisi’ diğer beş Tanrı arasındaki mücadelede yenildi ve mühürlendi. Ve sonra, 1600 yıl sonra, Karanlığın Tanrısı’nın mührü serbest bırakıldı ve kurtarıldı. Şimdi özgür olan Tanrı’nın intikam için gerçekten özel bir amacı yoktu ve yapacak bir şeyi yoktu, bu yüzden bir insan olarak reenkarne olmaya ve bir insanın hayatından zevk almaya karar verdi. Karanlığın Tanrısı’nın ruhunu elde eden ve ’Kuromiya Haine’ olarak doğan insan, -insanken- Karanlığın Tanrısı’nın güçlerine ve anılarına sahip olan bir insandır. En güçlü varoluş. Canavarlarla savaşan kahramanları kurtarırken ve insanları yönetmeye çalışan diğer Tanrılara karşı savaşırken, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için harekete geçer.
Young Woo Shin, Kullanıcı Adı: Grid. En iyi sanal gerçeklik oyununda, kötü şans her zaman onun etrafında döner. Ancak 2 milyar oyuncudan en güçlü efsanevi görevi olan bir görev sırasında bir işe rastladı!
Düşen bir kuyruklu yıldız, büyük bir felakete neden olur ve düşen kuyruklu yıldızı tarafından işgal edilen bir çocuğu seçmek için, uzun hikayeli geçmişi olan “Reiken“ klanının ailesi, öğrencilerini bulmak için tekrar giriş sınavı düzenler. Bin yılda sadece bir kez görülen özel bir ruha sahip olan kahraman Lu Wang sınavı yapmaya karar verir ve istisnai bir adama doğru yola girer.
Kim Gigyu 18 yaşında bir oyuncu oldu. Hayatının tıkırında olduğunu, kuleye tırmanıp kapılar kapatacağını falan zannetmişti… Ama başlangıç eğitimini tamamladığında, 1 seviye kalmıştı. Bir goblin öldürdü ama hala 1 seviyeydi. Koskoca 5 yıl sonunda hala 1 seviyeydi. “Kim böyle bir oyuncunun var olabileceğini düşünürdü ki?” Kimse düşünemezdi.
Ye Yangtian varlıklı bir ailede doğdu, ancak anlamsız bir hayat yaşadı. Ancak bir playboy olmasına rağmen kalbi saf duygularla doludur. Refah tükendiğinde, dünyada sadece bir tane aşık aptal kalmıştır. Ye Yang beklenmedik bir şekilde cennete giderken ölümsüzle karşılaşır! Birdenbire dünya kaosa sürüklenir! Lu Dongbin başkanın güçlü bir yedeği oldu. Cennette fazladan bir ölümsüz var, ama ölümlülerin dünyası gelişiyor.
Donmuş Oyuncunun Dönüşü Özet Dünya değiştikten 5 yıl sonra son patron ortaya çıktı. [Dünya bölgesinin son patronu Buz Kraliçesi ortaya çıktı.] Son patron! Eğer onu yenebilirsek, hayatlarımız normale dönecek! Spectre Seo Jun-ho da dahil olmak üzere dünyanın en iyi beş oyuncusu sonunda Buz Kraliçesini yendi. Ama derin bir uykuya daldılar. 25 yıl geçti. “İkinci kat mı? Buz Kraliçesi öldüğünde bitmemiş miydi? Hortlak uykusundan uyandı.
Lise öğrencisi Akira Akamori, yeni okula transfer olmadan önce, bir akşam yağmurda ıslanmış sınıf arkadaşı Aoi Sotome’yi parkta yalnız başına bulur. Aoi’nin “Artık evim yok.“ şeklindeki itirafı üzerine, Akira onu evine alır. Zamanla, birlikte yaşamaya başlayan ikili, birbirlerine yakınlaşarak duygusal bir bağ kurarlar.
Hachimitsu Koleji, Tokyo’nun dış kesimlerinde bulunan ve öğrencilerinin hepsi seçkin hanımlardan oluşan bir okuldur. Fakat yeni dönem henüz kapıdayken bir gelenek hiçe sayılır. Okula tarihi boyunca ilk defa erkek öğrenci alınmasına izin verilir ama daha okulun ilk günü iken sadece beş delikanlı okula kabul edilir. Kiyoshi Fujino’nun da etrafı gece gündüz kızlar ile çevrili olacağı için kalbi yerinden çıkacaktır neredeyse. Lakin onu bekleyen çarpıcı olayların henüz farkında değildir
Hikaye, “Prison School” serisinin ana hikayesi kapsamında Meiko’nun okul hayatındaki günlük mücadelelerini anlatıyor ve özellikle Hachimitsu Akademisi’ndeki lise son sınıf yıllarına odaklanıyor.
Kahramanımız bir ters-harem romantik romanının içinde hikayenin en felaket kötü kadını olarak uyanır; bu kadın, kuzeni olan ana karaktere zorbalık yapan ve evli olmasına rağmen Veliaht Prensi saplantılı olan birisidir. Ancak bu kötü kadının kocası, kahramanımızın “biriciği“dir. Diğer erkek başrolleri boş verip kocasıyla huzurlu bir hayat planlarken kocasından, gözleri yaşlı bir şekilde hiç beklenmedik bir istek gelir: “Lütfen... boşayın beni.“ Sırf “biriciği“nin hatırı için ondan vaz mı geçecek? Hayır tabiki! Boşanma belgelerini yırtıp atan kahramanımız, kocasının kalbini geri kazanmaya ve hikayeyi kendi şartlarına göre yeniden yazmaya yemin eder.
Willem Kmetsch, buz gibi uykusundan uyanır; çünkü o, beş yüzyıl önce “Canavarlar”ın elinde ansızın yok edilen Emnetwiht ırkının hayatta kalan son üyesidir. Şu anda, yüzyüze yüzü aşkın yüzen adadan oluşan medeniyetin arasında yaşamaktadır—bu adalar, boynuz, diş, kanat veya pullar gibi belirgin hayvanî özelliklere sahip çeşitli diğer türler tarafından iskan edilmiştir. Bu tür özelliklerden hiçbirine sahip olmadığından, Willem “işaretsiz” olarak anılmaktadır. Günlerden bir gün, Willem başka bir işaretsiz olan Ctholly Nota Seniorious ile karşılaşır. Bu karşılaşmayı pek önemsemez ve günlerini sıradan işler yaparak geçirmeye devam eder. Ta ki bir askeri görevi kabul ettikten sonra onunla tekrar karşılaşana kadar. Willem kısa süre içinde, korumakla görevli olduğu neşeli genç Leprechaun kız grubunun, Canavarlar’a karşı süregelen savaşta kritik bir rol oynadığını öğrenir. Silah olarak yetiştirilmiş, dünyaya dışarıdan çok az maruz kalmış bu kızlar, Canavarları yenmek için gerekirse ölmeye bile hazırdır. Onlara normal bir yaşam sunmayı kafasına koyan Willem, kısa sürede kızların bir baba figürü hâline gelir. Tıpkı bir zamanlar savaşlara giderken yaptığı gibi, şimdi de bu çocukların savaşa gitmesini izlemeye alışmak zorunda kalacaktır.
“Yedi gün içinde öleceksin.“ Çoğu insan, Azrail’in ağzından böyle sözler duyunca gözyaşlarına boğulurdu. Ama ölümcül bir hastalığa yakalanmış genç kız Aibi’ye kaderi söylendiğinde, o sadece gülümsüyor, uyarı için teşekkür ediyor ve hatta onu nazik biri olarak nitelendiriyor; bu da Azrail’i tamamen şaşkına çeviriyor. Ölümden sonra yeşeren bir aşk hakkındaki bu hikâyede, birbirlerini bulana kadar kimse onların varlığını fark etmemişti.
Hayatı boyunca hep kaybeden olan Kael hep yaşadığı Dünya’nın acımasızlığından şikayet eder ve o Dünya’dan gitmek isterdi. Ama birden yılbaşı gecesinde tuhaf bir durum yaşandı. dilediği dileği anında cevap veren bir "Sistem" ortaya çıktı! [Ding... Dileğin kabul edildi,Bu "Gerçekliğin" Efendisi sana bu dünyadan ayrılma ve başka dünyada var olmana izni veriyor...] Kael Yeni gezegeni Ocsilaus’ta hayatta kalmayı ve güçlenmeyi becerebilecek mi ve acaba onu hangi maceralar bekliyor.